Vizyon Telaşesi: Noah, Captain America, İtirazım Var

Malum sınavlardan dolayı uzun bir süredir blogta herhangi bir şey paylaşamadım. Şimdi sınavların bitmesi vesilesiyle soluğu sinema salonlarında almış ve izlediğim filmler üzerine bir şeyler karaladım.

Noah

Russell Crowe as Noah

Noah’ın bir sahnesinde şu replik dikkat çeker: “O, beni görevi tamamlayacağımı bildiği için seçti. Hepsi bu.”

Ve perspektifini bu ince nüansla özetleyen maharetli yönetmen Darren Aronofsky yıllar önce Martin Scorsese’nin The Last Temptation of Christ’la yapmaya çalıştığı şeyi amaçlıyor. Bir peygamber filminin getirdiği düsturların dışına çıkan Aronofsky hata yapabilen ve zaafları olan bir insan figürü yaratarak karakter bazında verimli bir meyve almayı planlıyor. Çoğu zaman Nuh Peygamberi ‘günah işleme’ durumuyla baş başa bırakan Aronofsky zamanında Martin Scorsese’i gösteren parmakların yine hedefi oluyor.

Aronofsky ne kadar derin bir karakter yaratmaya çalıştıkça çalışsın, hikaye elinde kum misali gibi dağılıyor. Belirli tekrarlara kaçan yönetmenin yer yer sıktığı görülüyor. Teknik olarak kusursuz sayılan film, Tufan’ı tüm epikliğiyle ekrana taşıyor. Clint Mansell ise yine bekleneni karşılıyor.

2.5 Stars

Captain America: The Winter Soldier

15-action-packed-photos-from-captain-america-the-winter-soldier

Kaptan Amerika’nın ilk filmini beğenmemekle kalmamış yerin dibine sokmuştum. “Bu kahramandan ne köy olur ne kasaba” diyerekten de ikinci filmin aynı kaderi paylaşacağını düşünmüştüm. Fakat gelin görün ki devran dönüyor ve yine ettiğim onca lafı yutuyorum. Efendim ikinci film olmuş.

Kaptan Amerika: Kış Askeri seri adına her şeyi rayına oturtmayı başarıyor. Her şeyden önce film iyi bir casusluk hikayesine dönüşmüş. Hatta zaman zaman Bourne’den inciler bile görmedim değil. Aksiyon olarak kıvamında olan film son zamanlarda Marvel bombardımanı arasında eli yüzü düzgün bir film olarak yerini alıyor. Fakat Kış Askeri ile ilgili yeteri kadar bir derinlik göremedim. Hatta filmin isminin neden Kış Askeri olduğunu bile çözemedim.

2.5 Stars

 

İtirazım Var

13901706713_c1fabce5f1_b

Onur Ünlü’nün absürt mizahı ve karakterleri televizyonda ve sinema perdesinde dört bir yanımızı sarmış bulunmakta. Açıkçası dizileri baştan aşağı izlemediğim gibi filmlerinin bir kısmını daha izlememiş bulunmaktayım. (Sen Aydınlatırsın Geceyi de dahil) Bu kadar yarım yamalak bir bilgiyle Onur Ünlü ve sineması hakkında konuşmam yersiz dursa da en azından çizgisini takdir ettiğim bir insan. Bu yüzden birkaç kelam etmek istedim.

İtirazım Var, bildiğiniz üzere +18 yaş ibaresini almış bulunmakta. Bu ibarenin metaryelden daha çok Onur Ünlü’nün politik duruşundan kaynaklandığı apaçık ortada. Yine de gittiğim salonda beklediğimden daha çok sinema seyircisi ile karşılaştım.

İtirazım Var bir polisiye filmi olarak büyük zaaflar içeriyor. Cinayetin gelişiminden tutun da çözümüne kadar. Her şey bir oradan bir buradan karmaşasıyla, oturmamış bir kurgu hissi yaratıyor. Fakat şöyle bir düşünüp baktığımda Onur Ünlü’nün gönüllerde yer edinmesini sağlayan bu hissiyat değil mi? Bir dakika sonra gireceğimiz ruh haletini kestiremiyoruz. Ve bu yüzden film çoğu kez seyircinin istediklerini vermeyi başarıyor. Sanırım bu da başarının en büyük sırrı oluyor. Size tavsiyem sırtınızı koltuğa yaslayın ve yaklaşık iki saat süren bu büyünün keyfini çıkarmaya bakın.

3.0 Stars

 

Yazıyı Paylaş