The Double

The-Double-Still

Not: Yazıda spoiler mevcuttur.

Davetsiz olduğu bir baloya gitmeden önce soluğu doktorunda alan Yakov Petroviç Golyadkin, doktorunun tavsiyeleri arasına şöyle bir cümle iliştirir:

“Ben maskeyi yalnızca maskeli baloda takarım. Her gün maskeyle dolaşmam insanların arasında.”

19. yüzyılın Rusya’sının aristokrat sınıfının getirdiği riyakarlık ve samimiyetsiz ilişkilerine başkaldıran Bay Golyadkin’in söylevlerinin ancak kendi evreninde bir karşılığı vardır. Çünkü Bay Golyadkin yeri geldiğinde bu burjuva takımına yaranmak ve kendilerinden biri addetmek adına envai çeşit dalkavukluğa bürünmektedir.

Dostoyeski, Öteki romanıyla dokuzuncu dereceden memur tayin ettiği Bay Golyadkin’i büyük bir sessizliğe bürüyor, insanlarla doğru şekilde iletişim kurmasını kısıtlıyor ve üzerine az biraz narsisizm emareleri serpiştirerek toplum nazarında kendisini ötekileştiriyor . İşte o ‘öteki’ olan Bay Golyadkin’in alter egosunun vücut bulmuş hali olan ve kendisiyle aynı bedene, yüze ve sese sahip İkinci Bay Golyadkin’in bir gün ortaya çıkmasıyla, Bay Golyadkin’in kendi içinde ‘dürüst evreni’ yerle bir oluyor. İkinci Bay Golyadkin, tam da Bay Golyadkin’in kendini övmekten alamadığı meziyetlerin antisi konumundadır.  Dolayısıyla Bay Golyadkin’in evreninde her türlü üçkağıt ve dalkavukluğa başvuran İkinci Bay Golyadkin’in eylemlerinde reaksiyon bulması, Bay Golyadkin’i döngüsel bir nevroz sürecine sürükler.

Dostoyeski’nin en aymaz karakterlerinden Bay Golyadkin’i Simon’a dönüştüren Richard Ayoade pek çok değişikliğe gidiyor. Kitabın satırlarından daha çok ruhunu yakalamaya çalışan Richard Ayoade küçük ipuçlarıyla Simon’ın kişiliğini seyirciye servis ediyor. (Bomboş bir metroda gelip oturduğu koltuğunu isteyen bir adama yerini vermesi, aynı metrodan inerken eşya yükleyen adamlardan geçmek için izin istememesi, oturduğu kafede yanlış içeceğini bile değiştirtememesi, kendi işyerine her sabah bin bir türlü zorlukları girmesi, vs.) Karakterin ezikliği altında ezilen Simon’ın ötekisi (James) en utanç duyduğu, aşağılandığı ve dışlandığı anda ortaya çıkar. Simon’ın nazarında James toplumun istediği riyakarlıktadır. Oyunu kuralına göre oynayan, hepsinin sevgisini kazanandır. Bir süre sonra Simon’ın hayatını kısıtlayan James giderek onu daha diplere doğru sürüklemektedir.

the-double-jesse-eisenberg-mia-wasikowska-11

Richard Ayoade’nin en büyük reformundan biri kitaptaki aşk sanrısını öne çıkarması ve bu sanrıyı  Simon’ın özne bölünmüşlüğünün etiyolojisine büyük ölçüde yedirebilmesi. Buradaki yaklaşım adeta Sigmund Freud’un İd (Alt bilinç), Ego (Benlik), Süperego (Üst Benlik) zihinsel katmanlarının dehlizinde yol alıyor. İd, insanoğlunun zevk tabanlı mekanizmasıdır. (Cinsel arzular, açlık, vs.) James’in ortaya çıkmasıyla kadınlarla olan ilişkisi İd’in bir yansıması olarak yorumlanabilir. Ego ise İd ve Süperego arası bir köprü mahiyetindedir. Ego zaman zaman İd’in isteklerini karşılasa da yeri geldiğinde onu frenlemeye çalışır. Simon mecbur kalsa da James’in dairesini bir garsiyonere çevirmesine izin veriyor. Fakat bu düzenbaza daha fazla dayanamamakta ve işine çomak sokmak için çeşitli girişimlerde bulunuyor. Süperego ise Freud’a göre geleneksel yanlarımızdır. (toplumun yüklediği ahlak misyonu, kültürel adetler, vs.)  Nihai sonda Simon’ın sisleri aralamasıyla süperegonun ortaya çıktığı kabul edilebiliriz. Richard Ayoade buradaki paradigma ile zirveyi yakalarken bu paradigmayı Simon’ın seçimleri ile noktalıyor.

Jesse Eisenberg kelimenin tam anlamıyla  ekranda devleşiyor. Yine genç yetenek olan Mia Wasikowska, Eisenberg karşısında çok iyi rol veriyor. Andrew Hewitt’ın imza attığı müzikleri ve Erik Wilson’ın çıkardığı görüntü işçiliğini es geçmemekte fayda var.

İlk uzun metraj filmi Submarine ile başarı yakalayan Richard Ayoade ikinci filmi The Double ile bunun bir tesadüf olmadığını kanıtlıyor. Ayoade, usta yazar Dostoyevski’nin Öteki’sindeki güçlü çatışmaları alarak adeta şizofrenin anatomisini analiz ediyor. Ve görüp görebileceğiniz en cesur, özgün ve modern uyarlamalardan birini beyazperdeye armağan ediyor.

4.5 Stars

 

Yazıyı Paylaş