Pek Yakında

Ülkemizde, Cem Yılmaz popüler sinema adına en büyük neferlerimizden birine dönüşmüş durumda. Elbette bugünlere tırnaklarıyla kazıya kazıya geldi. Her Şey Çok Güzel Olacak gibi nevi şahsına münhasır bir filmle sinema yolculuğuna başlayan Cem Yılmaz’ın bugünlere kadar samimiyetini koruması önemli bir şey. Her projesinin belli bir kitlesi vardır. Fakat ben Cem Yılmaz’ın geleneksel kalıpları kullandığı ve absürt mizahının dozajının biraz az olduğu filmlerini daha çok beğeniyorum. Bu yüzden Her Şey Çok Güzel Olacak ve Hokkabaz filmleri benim için önemlidir. Yine benzer metotlar uyguladığı Pek Yakında ile özel bir bağ kurdum. Üstelik sinemanın kalbinden gelen böyle bir yapımın biz sinemaseverler üzerindeki etkisi elbette büyük.

Pek_Yakinda_IMG_3344

Pek Yakında, korsan DVD pazarlamasında etkin bir konumda olan Zafer’in hikayesi anlatılıyor. Özel hayatında sıkıntılar yaşayan Zafer ayrıca eşiyle ayrılma arifesindedir. Zafer’in yolu sinemada bir türlü yıldızı parlayamamış Ahben ile karşılaşır. Ahben’in Terry Gilliam misali bir türlü çekilemeyen bir senaryosu vardır. Zafer bu filmin yapımcılığını üstlenecektir. Hem içerisinde olduğu sektörde bir üretici konuma geçecektir hem de eşi ve çocuğunu yeniden kazanma gayesi içinde olacaktır.

Pek Yakında ilk karesinden son karesine kadar sinemamızın 100. yılında bir Yeşilçam saygı duruşunda bulunuyor. Yeşilçam’ın geleneksel kalıplarını kullanarak çocukluğumuzda pek alışık olduğumuz unutulmaz filmleri bir kez daha hatırlamamıza vesile oluyor. Cem Yılmaz, Cüneyt Arkın’ın başını çektiği dövüş filmlerinden tutun da bir dönemin seks furyası filmlerine kadar birçok filmi referans alıyor. Fakat en çok da kendisiyle daha önce çalışmış olan Yavuz Turgul’u işaret gösteriyor. Özellikle Eşkıya filmine pek çok yerde selam gönderiyor. Sektörle ilgili çok ince espriler görüyoruz. Ayrıca filmin sonundaki Şahikalar: Kötülüğün Sonu’nun tanıtım filmi şahaneydi.

Pek_Yakinda_IMG_2041

Filmin önemli bir özelliği ise sektörün sorunlarına değinmesi. Teknoloji ile beraber pek çok zanaatkarın işsiz kalmasını gözler önüne seren Cem Yılmaz, mantar gibi türeyen dizilere dirsek temasında bulunuyor.

Filmin pek çok yıldızı var ama bu kez birbirinden fazlasıyla sevdiğimiz isimlerin irili ufaklı rollerle karşımızda olması güzeldi. Bu isimleri salonda görmeniz daha uygun olacaktır ve ben çekirdek kadrodan biraz bahsetmek istiyorum. Cem Yılmaz’ın gediklilerinden Zafer Algöz, Ozan Güven ve Özkan Uğur her zamanki gibi büyük bir enerji ile iş başındalar. Bu kez kadroya dahil olan Tülin Özen, Cengiz Bozkurt ve Çağlar Çorumlu ise öyküye yepyeni bir renk getiriyorlar. Bir de Can Yılmaz’ı unutmamak lazım. İsmini sürekli Cem Yılmaz’dan duyduğumuz ağabey pek eğlenceli bir rolde.

Elbette Pek Yakında’nın ufak tefek sorunları var. Çabuk çözülen hikayesi, mizah duygusunun tam öyküye serpilememesi gibi. Hatta Şahikalar filminde Cem Yılmaz’ın Ozan Güven’in dublörlüğünü yapması. Fakat bunları biraz mazur görüyorum. Sinemamız adına kaç yılda bir böyle samimi işler geliyor ki?

3.0 Stars

 

Yazıyı Paylaş