Masters of Sex: Seksin Fizyolojisi

1950’lerdeki Dr. William Masters ve Virginia Johnson’ın seks üzerine çalışmalarından esinlenerek uyarlanan Masters of Sex’in yarattığı etki şüphesiz ki televizyon ekranlarda çığ gibi büyüyor. Toplumun henüz hazır olmadığı bir dönemin tabularını yıkmakla aşık atan Dr. Masters’ın girdiği alahengirli yol, bugün günümüzde bile aşamadığımız pek çok engellerle dolu. Muhafazakar yargıların bilimsel çalışmalarının önünü sarmaladığı Masters of Sex dizisinde ‘ahlak ve bilim’ bir kez daha karşı karşıya geliyor. Dizinin yaratıcıları bu iki temanın doğurduğu belli başlı cesur soruları seyirciye yöneltmekten çekinmiyor. Ve ahlak çerçevesi yargısıyla birden fazla müdahaleye maruz kalan Bill Masters ve Virginia Johnson’ın bitmek bilmeyen hırsıyla insanoğlunun doğasına ait arzular görselleşiyor.

21

Masters of Sex’i az biraz eşelediğimizde altyapısında oldukça yoğun meselelerin olduğu gözden kaçmıyor. Dizinin erkek hegemonyasının her yere nüfuz ettiği, Martin Luther King’in ırkçılığa karşı büyük bir mücadele verdiği, cinsel tercihlerinden dolayı eşcinsellerin bir cadı avına maruz kaldığı bir dönemi anlatması elbette önemli. Toplumun doğurduğu tüm bu eşitsizliklere karşı savaş veren Masters of Sex’in politik olarak doğru tavır sergilemesinin yanında bu meseleleri suistimal etmemesi en önemli nüans. Böylelikle o dönemi anlatan dizi seyirciye Amerikan Rüyası’nı vermiyor ve toplumsal duyarlılığa sırtını çevirmiyor. Realist bir tavırla yola çıkan Masters of Sex, bu meseleleri öyle bir ustalıkla hikayeye katıyor ki seyirciyi o yoğunlukla boğmuyor. Bilakis bunları hikayenin bir köşesinde seyircinin keşfetmesi için bırakıyor.

3

Peki yok mudur Masters of Sex’in eksiklikleri. Açıkçası harika geçen ilk sezona bir kulp bulamayacağım. Ama ikinci sezon için beni rahatsız eden bir ayrıntı var. Efendim, anlıyorum hikaye gereği Bill Masters’ın çalışma alanı değişiyor. Hatta bununla beraber çalışma arkadaşlarının da değişmesi gayet doğal. Fakat gelin görün ki ilk sezonda önemli bir konuma sahip olan Ethan ve Jane’nin birden yok olması benim hoşuma gitmedi. Ayrıca Dr. Austin ve Vivian Scully’nin akıbetleri de ne olur hiç kestiremiyorum. Dizinin böyle sevilen karakterleri birden kesip atması bana akıl karı gibi görünmüyor.

Oyunculuklar için şunu söyleyebilirim. Gerçekten hepsini gönül rahatlığıyla izliyorum. Sadece arada Beau Bridges’ın Al Pacino’yu taklit ettiğini hissediyorum. Allison Janney gittikçe beğeni kitlesini artırabilir. Tabi karakterinin devamlılığı gelirse. Dizinin gözbebekleri Michael Sheen ve Lizzy Caplan ise kelimenin tam anlamıyla muazzam. Karşılıklı müthiş bir enerji ortaya çıkarıyorlar.

Üçüncü sezon için onay alan Masters of Sex’in gündemi bir hayli meşgul edeceğini umuyorum. Henüz ikinci sezonun ortalarındayız ve dizinin beğeni rotası nasıl değişebilir kestiremiyoruz. Fakat şu anda Masters of Sex için her şey harika gidiyor. Umarım bu performans bir düşüş yaşamaz ve dizi televizyon tarihine altın harflerle ismini yazdırır.

 

Yazıyı Paylaş