Masters of Sex: 3. Sezon

Masters of Sex sezon yazılarımın yılan hikayesine döndüğünün farkındayım. Ama inanın ki dizi o kadar uçlarda geziyor ki yazdıklarıma haliyle yansıyor. Müthiş bir ilk sezonun ardından o kadar iğrenç bir ikinci sezon izledik ki diziden soğumamak elde değildi. Bundan dolayı diziden o kadar kopmuştum ki açıkçası üçüncü sezonla ilgili ne hevesim ne de ümidim vardı. Ama beklenmedik bir şekilde dizi bu sezon işleri rayına sokmaya başladı. Giderek Masters of Sex’ten tekrar zevk almaya başladım. Final bölümü ise resmen anlatılmaz yaşanır lezizliğindeydi.  Hatta tek başına ikinci sezon rezaletini unutturacak güçteydi.

1

Üçüncü sezonun ilk bölümü bende iyi bir intiba bırakmamıştı. “Yine ikinci sezon çöplüğü kaldığı yerden devam ediyor“ türevi bir tepki göstermiştim. Hatta bu yüzden ikinci ve üçüncü bölüm için ekran başına geçmem de zaman aldı. Fakat bu iki bölümle birlikte ilk önce o sıkıcılık bulutları dağılmaya başladı. Josh Charles’ın kadroya girdiğinden habersiz üçüncü bölümde kendisini birden karşımda gördüm. Oysaki ben ikinci sezon finalinin sinyallerinden Ethan Haas karakterini bekliyordum. Fakat Josh Charles kesinlikle üçüncü sezonun en büyük kazanımlarından oldu. Aradığımız taze kanı bulmuş olduk. Karakteri finale doğru hikayeye sımsıkı bağlandı. Ortaya çıkan aşk üçgeni diziye bir canlılık getirdi. Biz ülkece bunu pek severiz zaten 😀

Peki bu sezon başka ne yenilikler getirdi? Öncelikle aradan uzun yıllar geçmesiyle hem Bill’in hem de Virginia’nın çocukları büyüdü. Beraberinde aile içi sorunlarda baş gösterdi. Kanımca üçüncü sezonu daha ilgi çekici kılan kısımlardan biri oldu. Bill’in çocuklarıyla olan iletişim sorunları kaçtığı geçmişini tekrar gündeme getirdi. Virginia ise askere giden oğlu ve ergenliğe giren kızının öfkesiyle baş ediyor. Dizi burada güzel bir noktaya değiniyor: Bill ve Virginia ebeveynlerinden ne kadar şikayet ederse etsin bir nevi onlar da anne-babalarının izinden gidiyor. İkisinin de tercihleri yüzünden çocukları harap oluyor.

4

Masters of Sex’in ikinci sezonunda çok şikayet ettiğim şeylerden biri Barton ve Margaret’ın hikayeden giderek uzaklaştırılmasıydı. Tekrar ikisini görmemizle sanırım bir kez daha öykülerinin ne kadar güçlü ve dizi için gerekli olduğunu gördük. Akabinde Jane’in dönüşü de beklediğim gibi olmasa da en azından diziye bir renk getirdi. Dizinin final bölümüne gelirsek resmen ağzım açık izledim. Bir yap-boz gibi her şey parçalanmışken Bill’in bölüm boyunca tüm çaresizliğiyle bunları bir araya getirme çabalarını heyecanla izledim. Tartışmasız sezonun en iyi bölümüydü.

Masters of Sex bir önceki sezon yaşattığı bütün hüsranları tek tek telafi ediyor. Diziyi bırakanlar için üçüncü sezona ikinci bir şans tanımalarını tavsiye ediyorum. Kesinlikle bu sezondan pişman olmayacaksınız. Önümüzdeki sezon için elbette heyecan dört bir yanımızı sardı. Fakat ikinci bir hezimeti de kaldırmaya tahammülümüz yok. Umarım ki dördüncü sezon aynı muazzamlıkta olur.

 

Yazıyı Paylaş