İftarlık Gazoz

1450333898-iftarlikgazoz-1-2--799847 (1)

Her beğendiğim yerli filmi yazmadan önce, tekrar aynı şeylerle yazıya giriş yapmak rahatsız edici olsa da mevzu şu: Nicelik olarak sinemamızda seri üretime geçsek de, maalesef nitelik olarak belli başlı sinemacıların dışında herhangi bir yol kat etmiş değiliz. Hatta bu hızlı üretimde o kadar özensiz işler geliyor ki her gün çıta daha dibe doğru yol alıyor. Böylesine vahim bir durumda, vizyona eli yüzü düzgün bir film girdi mi hepimiz dört elle sarılıyoruz. Çünkü bırakın ortalama olmayı, çoğu işimiz vasatı bile yakalayamıyor. İftarlık Gazoz ise gayet izlemekten utanmayacağımız bir film olmuş. Elbette kusurları var. Fakat en azından hikayesini bir şekilde anlatabilen, teknik olarak sorumluluğunun farkında ve en önemlisi sinemada görmeyi özlediğimiz sımsıcak bir atmosfere sahip bir film.

İftarlık Gazoz, beyazperdede sıkça gördüğümüz bir usta-çırak ilişkisine dayanıyor. Okulunu başarıyla bitiren Adem (Berat Efe Parlar) yolu bir şekilde Cibar Kemal’le (Cem Yılmaz) kesişiyor. Her ikisinin de çabalarıyla Adem, Cibar Kemal’in yanında çıraklığa başlıyor. 70’li yıllara bir yolculuk gerçekleştiren İftarlık Gazoz keyifli bir seyirlik vaat ettiği gibi kayda değer bir drama da ortaya çıkarabiliyor. Ayrıca birbirinden farklı insanları kadrajına alarak, eskiden izlediğimiz o herkesin birbirine karşı hoşgörülü olduğu dünyayı tekrar diriltiyor. O kadar samimi bir dil kurabiliyor ki, kolayca o dünyanın içine girebiliyor ve inanabiliyoruz. Nitekim İftarlık Gazoz için her şeyi mümkün kılan da bu samimiyet oluyor. Çünkü öylesine güzel bir kimyanın mayası tutmuş ki…

1452078654_iFTARLIK_GAZOZ_4

Peki yok mu eksiklikleri? Elbette var. Hatta ince eleyip sık dokursanız birçok şeye burun kıvırabilirsiniz. Filmin büyüsü o kadar güçlü ki bunlara çok takılmıyoruz. Daha doğrusu görmezden gelinebilecek kusurlar bunlar. Yoksa filmin final ayağında Çağan Irmak havasına büründüğü “ver müziği, al duyguyu”  gibi biraz daha kolaycılığa kaçınılan olayları pek sevmiyorum. Yine hikayenin bazı kısımlarında şekilciliğe kaçabilecek detaylar mevcut. Ya da Adem’in uzun bir değişim geçirdiği ve bizim görmediğimiz o dönemin altyapısını bizim hikayemiz ne kadar verebiliyor? Velhasıl bu ufak tefek ayrıntılar filmi izlerken homurdanmanıza sebep olabilir fakat keyfinizi kaçırmıyor. Üstelik şöyle bir durum var: Çoğu filmimizde, sinemanın basit ipuçlarını kullanarak etkileyici bir anlatım yakalamayı bile beceremiyoruz. Bu yolu seçen birçok film kör göze parmak durumuyla sonuçlanıyor. En azından İftarlık Gazoz bunun dozunu fazla kaçırmadan ortaya güzel bir seyirlik çıkarabiliyor.

Filmin asıl yıldızı Berat Efe Parlar. Öylesine güçlü bir ruh haline girmiş ki en ufak bir yapaylığı yok. Kaldı ki filmin bütün yükü omuzlarında. Cem Yılmaz kendi filmleri dışında rol seçerken gayet iyi tercihler yapıyor. Nitekim Cibar Kemal’le Vizontele ve Organize İşler’in yanına sağlam bir karakter çalışması daha koyuyor. Berat Efe Parlar ile uyumları gayet iyi.

İftarlık Gazoz hikayesiyle, sinematografisiyle, oyunculukları ve müzik tercihleriyle seyretmeye doyamayacağınız bir film olmuş. Elbette benzerlerini çok izledik. Fakat önemli olan kendine has bir dil kurarak seyirciye yeni bir his verebilmesi. Çünkü sinemamızın bir gıdım ilerlemesi için böyle filmlere fazlasıyla ihtiyacımız var. Fırsatınız varken vizyonda izlemeye bakın.

3.0 Stars

 

Yazıyı Paylaş