Gravity

Her ne kadar Guillermo del Toro ve Alejandro González Iñárritu göz önünde olan Meksikalı yönetmenler olsalar da kanımca Alfonso Cuarón ikisinden de güçlü bir sinemacıdır. Cuarón her sene film çekmetense biraz daha uzun soluklu aralar verip, dönüş yaptığında ise kendisine yıllar yılı yetecek övgüleri alıp köşesine çekiliyor. Konusu sır gibi saklanan Gravity’den ilk görüntüler geldiğinde hepimiz dehşete düşmüştük. Hatta kimyamız bozulmuş, Alfonso Cuarón’ın yerçekimine girmiştik. Bundan sonra beklentiler tavan yapmış durumdaydı. Ardından Venedik, Telluride ve Toronto Film Festivalleri’nde görücüye çıkan Gravity’e sonu bitmez methiyeler geldi. Artık sabrımız daha da tükenmişti. Ve nihayetinde bu büyük güne geldik…

2

Dr. Ryan Stone ilk uzay yolculuğuna çıkacaktır. Astronot Matt Kowalsky denetimindeki bu rutin yolculuk birden dehşete dönüşmüştür. Bir kaza nedeniyle istasyon yerle bir olmuştur. Uzay boşluğunda kalan Dr. Ryan Stone ve Matt Kowalsky amansız bir yaşam mücadelesine başlamaktadırlar.

Siyah ekranda, “Dünyadan 372 mil uzakta, sesi taşıyacak hiçbir şey yok, hava basıncı yok, oksijen yok. Uzayda hayat imkansız.” gibi ürkütücü bir yazıyla başlayan Gravity adeta birazdan vuku bulacak olaya kendimizi en katı biçimde hazırlamamız için sinyal veriyor. Perde aydınlanırken Dünya’nın altımızdaki güzelliği bizi mest etmektedir. Büyük bir sessizlikte başlayan film evrenin sessizliğine bizi ortak etmeye başlıyor. Bir süre sonra film gitgide temposunu artırmaya başlıyor. Ve dayanılmaz bir gerilim can buluyor.

3

Senaristlik koltuğunda olan Alfonso Cuarón ve oğlu Jonás Cuarón lafı uzatmadan direkt konuya giriyor. Felaketler dizisi gelmeye başladıkça Dr. Ryan Stone’un da derinliklerine doğru inişe geçiyoruz. Burda tek bir karakter üzerine yoğunlaşan Cuarón, 80’li yıllara damgasını vuran Alien serisindeki Ellen Ripley gibi ‘güçlü kadın kahraman’ profili yaratıyor. 2001: A Space Odyssey’i gibi işin felsefi kısmıyla ilgilenmeyen Cuarón bir sahnede Ryan karakterini cenin pozisyonuna alıyor. Açıkçası bunu Kubrick’e bir selam çakma olarak algıladım.

Harry Potter ve Azkaban Tutsağı dışında Alfonso Cuarón’ın bütün filmlerinin görüntü yönetmenliğini üstlenen Emmanuel Lubezki insana beynini yedirtecek bir şölen sunuyor. Hele ki öyle bir giriş sahnesine imza atıyor ki sinema literatürlerinde altın harflerle adını yazdıracağı besbelli. Uzun sekanslarla aklımızı başımızdan alan sinematografinin başarısı filmin bütün damarlarına işlemiş durumda.

Cuarón’ın her filminde, kameranın önemi yadsınamaz. Lakin bu sefer öyle detaylı ve karmaşık çalışmış ki seyirciyi maceraya dahil ediyor. Özellikle bir sahnede geniş açıyla başlayan kamera Dr. Ryan Stone’a doğru yaklaşır ve birden kaskın içinde buluruz kendimizi. Kamera uzay boşluğuna bakar. Karakterin o andaki dehşeti bize yaşatılır. 3D’yi sevmediğim halde Gravity’de büyük bir derinlik yakaladığını düşünüyorum. Zaten Alfonso Cuarón da“Filmin 3D olmasını nesnelerin suratınıza doğru geldiği hissi vermek için istemedik. İncelikli olmaya çalıştık… Kendinizi yolculuğun içinde hissetmenizi sağlamaya çalıştık.” diyor. Ve bunu gerçekleştirdiğine tanık oluyoruz.

4

Cuarón’ın yıllarca gerçeğe en yakın biçimde tasarlamaya çalıştığı görsel efektler fevkaladenin fevkinde. Filmin müziklerine de ayrı bir parantez açmak gerekiyor. Steven Price resmen uzayda bir senfoni dinlettiriyor. Çok abartıya kaçmadan gerektiğinde gerilim ve dramayı destekliyor. Kurgusu ise bize nefes almayı bile unutturuyor. Sımsıkı koltuğa yapışıyoruz.

Oyuncu seçimlerine gelirsek bence George Clooney fena değildi. Belki de bunun nedeni kolayca özümseyebileceğimiz bir karaktere hayat vermesindendir. Sandra Bullock’a ise bir türlü ısınamıyorum. Fakat bu filmde pek de sırıtmıyor gibiydi. Bunu da Cuarón’ın maharetine yorup işin içinden çıkalım en iyisi.

Son tahlilde Alfonso Cuarón post-apokaliptik bilim-kurgu başyapıtı olan Children of Men’in yanına bir bilim-kurgu başyapıtı daha ekliyor. Filmin gişe seyircisini de sinefilleri de tatmin edeceği su götürmez bir gerçek. Siz, siz olun bu macerayı beyazperdede izleyin.

4.5 Stars

 

Yazıyı Paylaş