Game of Thrones: 6. Sezon

20160603ep610publicitystill030001540131jpg

Jon Snow’un akıbeti, George R.R. Martin’in bir sonraki kitabı yetiştirememesi derken Game of Thrones’un yeni sezonunu beklemek bütün dünyada bir işkence halini almıştı. Bildiğiniz üzere diziyle ilişkim gelgitli bir vaziyette olsa da dördüncü sezondan itibaren Game of Thrones ile aramdaki mesafe giderek açıldı. Yalnız beşinci sezonun eleştirdiğim birçok yönü olsa dahi kabul etmeliyim ki ikinci yarıyı fena toparlamadılar. Altıncı sezon ise ilk birkaç bölümüyle bana umut vaat etti. Yalnız sonrasında baya bir hüsrana uğradım. Kaldı ki burun kıvırdığım beşinci sezonun bile çok altında kaldı. Hatta bana kalırsa Game of Thrones’un en zayıf sezonu bile olabilir.

Bu sezondan en çok yakındığım durum dizinin kurgusu oldu. Bunun en önemli nedeni George R.R. Martin’in henüz kitabı yayınlamamış olması olabilir. Ama bunun arkasına sığınmak istemiyorum. Neticede bütün dünyanın izlediği bir diziyi hayata geçiren dizinin yaratıcıları bunu hesaba katmalıydı. Gelin görün ki GoT bu sezon baya kredisini zorladı. Havada kalan hikayeler mi mantık hataları mı derken diziden keyif alamaz olduk. En basitinden “Dorne’u şöyle bir gösterelim, hikayesini ilerletmeye gerek yok. Finalde bir güzellik yaparız” ya da “Clegane’nin yaşadığını ekrana taşıyalım ama niçin gösterdiğimizin bir önemi yok” anlamına gelebilecek sahneler seyirciyi rahatsız etmiştir. Yine milletten öğrendiğim, Jaime’nin çok daha önceden yapması gereken kale kuşatmasının hangi amaçla şimdi gerçekleştiğini pek kavrayamadık. Tamam bazı hikayeleri eski kitaplardan almış olabilirsin ama bunları bir senaryoya düzgün dökebilmen ve yedirebilmen lazım. Ha diyorsan “nasıl olsa izleniyor, kağıda bir şeyler karalarız ve sonra birkaç ekşın sahneyle bu sezonu kapatırız” Hayır yok öyle bir şey, YEMEZLER! Bir de savaş sahneleri derken şu CGI, bazı kısımlarda o kadar yapay ki göz kanatıyor. Unutmadan Lord Varys’in ışık hızında Dorne- Meereen seyahati ayrıca komik.

Bran’in geri gelmesine sevindim. Onun bambaşka bir yolculuğu var. Bu konuda fazla şikayet edemem. Yine Arya cephesinde geçen sene beklediğimizi alamamıştık. Bu kez daha iyiydi. Jon Snow malumunuz baya geri çekildi ve son iki bölüm ancak kendisini izleyebildik. Eh işte, sonrasını görmek lazım. Khaleesi unvan saymayı bırakarak boş zamanlarında biraz icraat yapsa onun hakkında da bir fikrimiz olacak ama nerde. Hiç ısınamadığım bir karakter. Gelelim Tyrion Lannister’a. Ben ilk kez bir Game of Thrones sezonunda bu kadar vasıfsız durduğunu gördüm. Resmen adamı bitirdiler bu sezon. Bir an önce eski karizmasına kavuşturmaları ümidiyle. Son olarak Cersei ise bekleneni verdi diye düşünüyorum.

Yazıyı sonlandırmadan bu sezonun sevdiğim taraflarına da bakalım. Öncelikle Hodor’un hikayesi hepimizi etkilemiştir. Bu sezonun en büyük başarısı olabilir. Öte yandan finaldeki Cersei çıkartması elbette nefes kesiciydi. Yine bu sahnede çalan Light of the Seven için Ramin Djawadi’ye ayrı teşekkür etmek gerekir. Şimdilik bu kadar, bir sonraki sezonda görüşmek dileğiyle…

Yazıyı Paylaş