Game of Thrones: 5. Sezon

Uyarı: Spoiler içerir. Lütfen bu sezonu izlemeyenler yazıya bulaşmasınlar!!!

Game of Thrones’un büyük bir fanı olmasam bile diziyi izlemekten keyif alıyorum. Malumunuz çok güçlü bir dördüncü sezonunun ardından beşinci sezon için ekranların karşısına geçtik. Özellikle dördüncü sezonda birçok soru işaretleri ile beynimizi allak bullak eden Game of Thrones’un beşinci sezonu için elbette heyecanlanmamak mümkün değil. Beşinci sezonun beğeneni olduğu gibi çok sıkça eleştirenler de oldu. Ben de naçizane görüşlerimi sizlerle paylaşmak için heyecanlıyım. Hadi başlayalım!

033-jasgkeM

Öncelikle Game of Thrones’un beşinci sezonuyla ilgili büyük bir sorunum var. Daha doğrusu ilk altı bölümüyle ilgili diyebiliriz. Efendim nedir o sıkıntı? Sanırım altı bölüm boyunca sıkıntıdan gebermek yeterli bir sebep! Dördüncü sezonla birlikte dengeler o kadar değişti ki hikayenin gidişatı resmen ters düz oldu. Bu dağılan teraziyi tekrar dengeye getirmek için yeni hikayeler baş gösterdi. Elbette bunları bir anda önümüze getiremeyen dizinin yaratıcıları bunların temellerini yavaş yavaş attı. Bu aşama bize hiç yaramadı. İlk altı bölümle diyar diyar karakterlerimizin yolculukları ile debelendik. Bunların başını çeken pek kurnaz Lord Baelish, Sansa ile yürüyüşlerini Kış Tepesi’nde yani Bolton’larda bitirdi. Joffrey’den bile daha psikopat çıkan Ramsay ile evlenen Sansa’nın bahtsız kaderi bir kez daha tekerrür etti. Sansa’ya anasından emdiği sütü burnundan getirmeye kararlı olan Ramsay, Game of Thrones’a bu sezon başında kaybettiği gerilimli ivmeyi tekrar kazandırıyor. Bir diğer yolcumuz Tyrion ise Khaleesi ile işbirliği içerisine girdi. Özellikle bu ikili arasındaki enerji daha ilk dakikalarda meyvesini verirken ilerleyen sezonlar için heyecanlanmamak elde değil.  Nitekim Khaleesi’nin baş etmekle zorlandığı Harpy’nin Oğulları’na çözüm getirebilecek birisi varsa Tyrion’dur. Hep birlikte neler olabileceğini göreceğiz. Ayrıca Jorah Mormont’un tekrar olaylara dahil olması sevindirici.

snow

Jon Snow için gelişmeler kaldığı yerden devam ediyor. Dört sezon “Kış geliyor” seremonisinden sıkılmaya başlamıştık. Ama bu kez kış gerçekten de kapıya dayandı. Gece Nöbetçileri’nin kumandanı olan Jon Snow hem Stannis Baratheon’un gönlünü hoş tutmaya çalışıyor bir yandan da duvarın öbür tarafındaki yabanıllarla işbirliğine gidiyor. Nitekim final bölümünde pencereden atlamamıza sebep olacak kaderi yaşadı. Kendisi için bir sonraki sezonun ne olacağı belirsiz.

Screenshot-73-e1429403013255

Çilekeş Stark ailesinin bir diğer üyesi Arya’ya gelirsek işimiz daha da zorlaşıyor. Braavos’a yol aldığında hepimizin tüyleri ne de diken diken olmuştu. Gelin görün ki Braavos’a adımını atar atmaz hikayesine olan ilgimizi yavaş yavaş yitirdik. Çok yüzlü Tanrı yolunda başlayan hizmeti ve eğitimine oldukça kayıtsız kaldık. Hatta çekirdekleri elimize alıp büyük bir monotonluk ile kendisini seyrettik. Gerçi son bölümde biraz daha bu konu toparlansa da bu sezon Arya konusunda beklediğimi bulamadım.

Yine bu sezonda kilit bir karakter olan Cersei Lannister’ın çöküşü ise hepimizin zihinlerine oldukça kazındı. “Şiddetle başlayan hazlar şiddetle son bulur.” misali imparatorluğu başına çöken Cersei’nin final bölümündeki sahneleri yürek burktu. Özellikle kendi eliyle yarattığı “High Sparrow” bu sezonun en önemli karakterlerinden birine dönüştü.

Cersei-High-Sparrow

Kısaca Game of Thrones bu sezonun büyük bir bölümünde işleri ağırdan aldı. Fakat sonrasında bir şekilde toparlamayı başardı. Özellikle dizinin aksiyon ve gerilime dayalı dinamik yapısı sezonun son birkaç bölümünde bizi ele geçirmeyi başarıyor.  Üstelik bileklerimizi kestirecek birçok sahnede varlığını yine eksik etmedi. Baratheon’un kızını yakması, Cersei’nin çıplak sokaklarda dolaştırılması, Jon Snow’un Sezar misali bıçaklanması gibi başını çektiği sahnelere yürek dayanmaz. Kitap ve dizinin eşitlenmesi ile birlikte kaos ortamı vuku buldu. Birbiri ardına kesilmeyen teorilerle her gün baş ediyoruz. Dizinin nereye gideceği bilinmez ama sanırım biz de dizinin bu huyunu seviyoruz. Her zaman bir sürpriz, bir belirsizlik aklımızı kurcalıyor. Yoksa kim Jon Snow’un sonraki sezonda yaşayacağına garanti verebilir ki?

 

Yazıyı Paylaş