Everest

10-11 Mayıs 1996 yılında Everest’te yaşanan hikaye elbette oldukça trajik. İki acentenin ticari hırslarla müşterilerini Everest’in zirvesine çıkarma gayeleri bir facia ile sonuçlandı. 19 yıl aradan sonra Baltasar Kormákur bu olayın ayrıntılarını ve tüm şiddetini ekrana taşımaya gayret ederek kanımızı dondurmayı amaçlıyor. Filmin dudak uçuklatan en önemli kısmı birbirinden önemli oyuncuları kamera önüne getirmesi.

m6ByH05YAcRmE3Drrn4xQDHGxtR

Baltasar Kormákur doğaya karşı insanoğlu acizliğini kadraja alırken alabildiğince belgesele yakın bir atmosfer kurmaya çalışıyor. Filmin tüm görkemini doğanın acımasızlığıyla resmetmek isteyen Kormákur bu denli Hollywood’un bağrından çıkmış bir film için cesur hamlelerde bulunuyor. Her ne kadar iyi niyetli bir istek olsa da Kormákur’un elinde çok bir koz yok. Çünkü film için ortada yeteri kadar malzeme yok. İkinci yarı ile yani facianın gerçekleşme anında insanı gerçekten etkileyen sahneler mevcut. Fakat ilk yarı aksine çok sığ ve sıkıcı. Karakter tanıtımları ile geçen ilk kısım herkesin geride bıraktığı bir yaşam olduğunu işaret ederek final ayağı için bir dram alanı oluşturmaya kalkıyor. Bu filmin bitimi için çok önemli olabilecekken maalesef yetersiz kalıyor. Yani tüm film boyunca “şu facia gelse de şu film bitse” hissiyatında oldum. Filmin her anında bir ‘ekşın’ gerçekleşmesini beklemiyorum ama film tüyler ürpertmesi gerekirken bunu çok kısıtlı anlarda gerçekleştirebiliyor.

maxresdefault

Facia gerçekleşmeye başladığında ise yavaş yavaş moda girebiliyoruz. Özellikle gerilimi hissedebiliyoruz. Ama şurada da şöyle bir handikap var. Öyle bir kadro kurulmuş ki bence bir süre sonra çok dikkat dağıtıyor. Allah aşkına sayayım: Jason Clarke, Josh Brolin, John Hawkes, Robin Wright, Emily Watson, Keira Knightley, Sam Worthington ve Jake Gyllenhaal. Yani bunların hangisinin öyküsüne odaklanmamız gerektiğine şaşakalıyoruz. Bir süre sonra filmin süresi de bu cast’ı kaldırmıyor bence. Hepsi çok havada kalıyor. Özellikle Jake Gyllenhaal için hissettim bunu. Hiçbir karakter yeterince derinleştirilemiyor. Sadece karakteri biraz daha önde olan Jason Clarke’ın Keira Knightley olan o malum konuşması iç burkuyor.

Everest’i biraz fazla yersem de çok kötü diyemiyorum. Sadece filmin bir tarafı insanı etkilerken diğer tarafı da çok sıkıcı. Yönetmenin yapmaya çalıştığı şeyi takdir ediyorum ama keşke ilk kısım üzerine biraz daha düşseydi. Eminim o zaman çoğu övgüleri toplayabilecekti. Teknik açıdan çok CGI’ye kaçılmaması yerinde bir karar olmuş. Dario Marianelli’nin icra ettiği müzikler bence çok başarılı. Ama Everest bundan fazlası değil.

2.5 Stars

 

Yazıyı Paylaş