Avengers: Age of Ultron

Çizgi roman karakterlerinin akın akın sinema salonlarına hücum ettiği bugünlerde Avengers: Age of Ultron ile bir kez daha ekranın karşısına kuruluyoruz. Elbette ayrı ayrı filmlerle bir şölen veren Avengers kahramanlarının bildiğiniz gibi “ama bu daha büyük bir parti ve daha eğlenceli” mottosuyla üç yıl önce The Avengers’ı mideye indirmiştik. Çoğunun lezzetli bulduğu, kimilerinin midesine oturduğu ilk filmi kısmen beğenmiştim.  Tabii güzel gişe rakamlarıyla -doğal olarak- “biz daha buradan çok ekmek yeriz” diyen yapımcılar çok geçmeden ikinci film için hazırlıklara koyuldu. Aylardır tanıtımı yapılan Avengers: Age of Ultron için yola koyulduk ve izledik. İlk filmin gölgesinde kalan film birçok yönden fire veriyor. En önemlisi vaat ettiği işin ‘eğlence’ kısmı vasat.

avengers-age-of-ultron-team-shot

İlk sahne ile birlikte büyük bir aksiyonla başlayan Avengers: Age of Ultron, film boyunca izleyiciyi bundan mahrum bırakmak istemiyor. Ama aksiyon anlamında ilk filmin ötesinde yeni bir şeyler sunacağını düşündüğüm film pek oralı olmuyor. Çok benzer sahnelerle, bazen aynı sahneleri işleyerek izleyiciye “bakın aksiyon yapıyoruz” şirinliği ile göz boyamaya çalışan Avengers: Age of Ultron, biçim olarak kendini pek bir zahmetlere sokmuyor. Öte yandan hikaye zaten “Dünya’yı kurtaran kahramanlar” feyzinde olduğu için gidişatın nereye gittiğinin bir önemi kalmıyor. Fakat en azından birazcık ‘eğlence’ kafasında olalım dediğimde işler iyice sarpa sarıyor. Espriler havada uçuşuyor, uçuşmasına. Herkes bir sonraki espriyi patlatmak için can atıyor.  Ama ne espriler… O an kafanızı deve kuşu gibi kumlara gömmek istiyorsunuz. İlk filme oranla seviye yerlerdeyken ancak bir iki yerde tebessüm ediyorsunuz.

Avengers’ın ultra takımı yetmezmiş gibi bir de hikayede ‘kırmızı halı’ geçişi gibi görünen karakterler konunun dağılmasına sebep oluyor. İkizler konusunda çok ümide girip “bir numaraları yokmuş” tribiyle çıkıyoruz.

Seyirciyi kazanmak adına pek bir şey yaptığını düşünmediğim Avengers: Age of Ultron’un “armut piş ağzıma düş” hayaline ortak olamıyorum. Herhangi bir derinlikten nasibini alamamış filmin karizmatik kahramanlar ve seksi Black Widow (ki bu filmde onu da bitirmeye oynuyorlar) karikatüründen öteye gidemiyor. Ama ben “azıcık ekşınla yetinirim” diyenler pek tabii filmin keyfini çıkarabilir.

2.0 Stars

 

Yazıyı Paylaş