American Sniper

Not: Spoiler içerir.

Amerika’nın öteden beri “kahramanlık naraları” Hollywood’un konusu olmuştur.  Haliyle 11 Eylül saldırılarıyla birlikte Amerika’nın girdiği hassas dönem sinema sektörünün ilgisini çekti. “Savaşı meşrulaştırıyor.” etiketiyle pek çok film eleştiri aldı. Adını sanını duymadığımız kişiler tarafından gelen filmleri elbette kaale almamak zor değil. Fakat bu sektörde önemli yer tutan insanların bu konudaki filmleri ister istemez gündemi meşgul ediyor. Usta oyuncu ve yönetmen Clint Eastwood’un son filmi American Sniper bu kervanın son örneği oluyor. Ama ciddi anlamda Irak Savaşı’nı ele alan bir Hollywood yapımı filmden ilk kez bu kadar iğrendim. Çoğu kez yanlış tespitlerle ve taraflı bir bakış açısıyla ele alınan konunun insancıl herhangi bir tarafı yok.

2

American Sniper, Irak Savaşı’na katılmış olan Chris Kyle’ın kendi yazdığı kitabından yola çıkarak rotasını çiziyor. Filme başlamadan önce Clint Eastwood’un ırkçı tavrına dair eleştiriler okumuştum. Fakat doğrusu bu kadarını beklemiyordum. Aslında Clint Eastwood, J. Edgar filmiyle rengini iyiden iyiye belli etmişti. Hoover gibi eli kanlı ve her türlü pisliğe batmış birini neredeyse aklayan Eastwood’un o bakış açısını sineye çekmiştik. Ne yazık ki American Sniper ne yenilecek ne de yutulacak cinsten. Elbette sadece “Bu pislikler New York ve San Diego’ya da mı ulaşsınlar” repliğini kuran bir karakter üzerinden Eastwood’u değerlendirmiyorum. Açık bir şekilde belli ki usta yönetmenin ekrana yansıttığı karakterler zihninin bir ürünü. En başından itibaren Iraklıları “barbar ve vahşi” gibi ağır söylemler altında bırakıyor. Filmde ne yazık ki iyi bir Iraklı yok. Kadın, çocuk demeden herkes art niyetli ve herkes elinde bombayla dolaşıyor. Üstelik Amerikan askerlerine yardım etmek isteyen iki aile öyle bir profil ediliyor ki! Bunlardan birisi para karşılığında Amerikan askerlerine bir isim vereceklerdir. Aciz bir durumda olan bu ailenin pazarlık yapması oldukça ilginç duruyor. Baskı ve işkence yapılmadan paranın hazırlanması da kafalarda soru işareti bırakıyor. Öte yandan askerleri evine ramazan yemeği için davet eden diğer aile ise evin altında bir cephanelik kurmuş. Tabii ki zeki ve cesur Amerikan askerleri durumu anında anlayarak müdahale ediyor. Rezalet sadece bununla bitmiyor. Bir sahnede açıkça yaptıkları bir baskında mezbaha gibi bir yerde kafalar, kollar ve bacaklar var. Yani başında beri kurduğu “vahşi ve barbar” söylemini destekliyor. Ardından şöyle bir ayrıntı dikkat çekiyor. Kyle bazı arkadaşlarıyla konuştuğunda savaş konusunda yoğun bir kararsızlık içerisindeler. İşin ilginç yanı bu askerler ya ölüyor ya da vuruluyor.  Yani bir kez daha Eastwood diyor ki: “Bak bu vahşiler bize hiç acımıyor. Tereddüt etmeyin.”

3

American Sniper başkahramanı Chris Kyle’ın sadece savaş alanındaki yaşamına değinmiyor. Evli ve baba olacak olan Chris Kyle’ın sürekli olarak sivil yaşamı gözümüze sokuluyor. Görevin ortasında karısıyla sürekli olarak telefonda konuşması ve bundan dramatik bir çatı çıkarılmaya çalışılması saçma. İzne gelen Kyle daha nefes almadan bin bir çeşit güzellemenin içinde buluyor kendisini. Örneğin savaşta bacağını kaybetmiş bir askerin Kyle ile karşılaştığında “Beni sen kurtarmıştın” diye lafa girmesi ve hiç hız kaybetmeden Kyle’ın çocuğuna “Senin baban bir kahraman” demesi.

Savaşta o kadar gönlü rahat ve soğukkanlı bir şekilde görevini yerine getiren Kyle’ın savaş sonrası yaşadığı ağır psikolojik süreci hiç inandırıcı bulmadım. Evet sadece bir kere çocuk gördüğünde tereddüt eden Kyle’ı ne yazık ki çok ciddiye alamıyorum. Çünkü ağzını her açtığında aksini iddia eden nutuklar çekmekten geri kalmıyor. Dolayısıyla bu durumun inandırıcılığı konusunda şüpheye düştüm. Belki gerçekten zor bir süreçten geçmiştir fakat o zaman da Eastwood’un dilinde bir sıkıntı var demektir.

Yıllarca hayranlık beslediğimiz Clint Eastwood’tan böyle bir film izlemek üzüntü verici. Savaşı meşrulaştıran American Sniper alenen bir propaganda filmi. Teknik açıdan büyük bir ustalık eseri. Onun haricinde ciddiye alınacak herhangi bir tarafı yok.

1.5 Stars

 

Yazıyı Paylaş