2011: Yılın En İyi 10 Filmi

Daha önce 2012’nin En İyi 10 Filmi dosyasını sizlerle paylaşmıştım. Şimdi de 2011 yılı için favori filmlerimi yayınlıyorum. Özellikle dosyayı hazırlarken dışarıda kalan filmleri anmak gerekirse The Artist, Hugo, Take Shelter, Oslo, 31. august ve Midnight in Paris. Farklı tercihleriniz varsa altta yorum olarak yazabilirsiniz. Keyifli okumalar…

1. Jodaeiye Nader az Simin

negativ-berlinale-2011-jodaeiye-nader-az-simin

Son yılların en iyi filmlerinden birine dönüşen Bir Ayrılık, Asghar Farhadi’nin 2011 yılına damgasını vurduğu filmidir. Şüphesiz ki filmin en büyük avantajı ustaca yazılmış, orjinal senaryosudur. Farhadi, film boyunca tüm karakterleri öyle verimli kullanıyor ki bütün hikaye çelişkiler üzerine kuruluyor. Dolayısıyla Farhadi’nin ihtimaller üzerine ki sineması zirveye çıkıyor. Leila Hatami, Payman Maadi, Shahab Hosseini ve Sareh Bayat’ın oyunculukları parmak ısırtıyor.

2. A Torinoi lo

a-torinoi-lo

Hikayeyi herkes bilir:
Nietzsche, İtalya’da bir at arabacısının atını kırbaçladığını görür. Bu olay üzerine Nietzsche’nin atın boynuna sarıldığı ve sonra yere yığıldığı söylenilir. İlerideki günlerde Nietzsche akıl sağlığını yitirecek ve ölümüne değin öyle kalacaktır. Film, Nietzsche’yi anlatmıyor. Bu olaydan sonra atın ve arabacının hikayesini anlatıyor. 6 günde yaratılan Evren’in 6 günde yokoluşu üzerine bir film. Béla Tarr’ın sinemaya vedasını iliğinize kadar hissediyorsunuz.

3. Bir Zamanlar Anadolu’da 

bir-zamanlar-anadoluda-F63A-9545-FE9B

Cannes Film Festivali’nde Jüri Büyük Ödülü kazanan Bir Zamanlar Anadolu’da filmi şu anda bile sinemamızda bir efsaneye dönüşmüş bulunmakta. Nuri Bilge Ceylan sinemasında zirveye oynayan Bir Zamanlar Anadolu’da bozkırlarda başlayan bir yolculuğun, hayatın kendisine dönüşmesidir.

4. Shame 

shame

Hunger ile midemize sert bir yumruk indiren Steve McQueen hızından hiçbir şey kaybetmeden Shame ile yine başımızdan kaynar sular döküyor. Metropol yalnızlığından dem vuran Shame, Michael Fassbender’in ayakları yere sağlam basan kompozisyonuyla büyülüyor.

5. Tinker Tailor Soldier Spy

688-TINKER_TAILOR_SOLDIER_SPY

John le Carré’nin aynı adlı kitabından uyarlanan ve bir dönem dizi olarak çekilen Tinker Tailor Soldier Spy’ın bildiğimiz ucuz casusluk filmlerinin dışına çıktığını söylemek mümkün. Bir senaryo harikası olan filmin seyircide beklenen reaksiyonu veremesinin tek nedeni duygusal bağı kuramamasıdır. İlk etapta bende aynı dertten muzdarip iken zamanın etkisiyle Tinker Tailor Soldier Spy’a bağlanmam kaçınılmaz oldu.

6. The Tree of Life

Tree-of-Life

Uzun soluklu aralarla bizlerle buluşan Terrence Malick’in Tree of Life filmi 2011 yılının en çok beklenti yaratan filmlerden biriydi. O yıl, Cannes’da Altın Palmiye’yi alan The Tree of Life, Mallick sinemasının külliyatından belirgin benzerlikler taşıyor. Her ne kadar sevmeyeni olsa da benim o yıl içerisinde fazlasıyla feyz aldığım filmlerden biriydi.

7. Moneyball

BRAD-PITT-OMG

Yönetmen Bennett Miller, Moneyball ile beyzbolun matematiğini kuran Billy Beane’nin hayatını aktarıyor. Miller’ın en büyük kozu senarist Aaron Sorkin’di. The Social Network’la harikalar Sorkin, benzer bir lezzett sunuyor. Brad Pitt ve Jonah Hill’in oyunculuğu da es geçilmemelidir.

8. Submarine

2011_submarine_001

Richard Ayoade’nin ilk uzun metrajlı filmi olan Submarine’nin Wes Anderson sinemasından izler taşıdığını söyleyebiliriz. Bir büyüme hikayesi olan film gerek anlatım tarzıyla gerekse de üzerimizde bıraktığı yüksek doz duygular bakımından o yıl vizyona giren filmler arasından sıyrılıyor.

9. Elena

nadezhda-markina-as-the-title-character-in-elena-a-zeitgeist-films-release

Vozvrashchenie filmiyle 2000’li yılların en iyi filmlerinden birine imza Andrey Zvyagintsev, Elena filmiyle yine ailevi bağlar üzerine bir anlatı sunuyor. Nadezhda Markina’nın öne çıkan oyunculuğu ise muazzam.

10. Drive

DRV-12153.NEF

Drive, Cannes’da En İyi Yönetmenlik Ödülü alan Nicolas Winding Refn’in büyük çıkarmasıydı. Üstelik bundan Ryan Gosling’te nasibini almıştı. Zira aktörün sektörde büyük yer edinmesini sağladı. Filmin senaryo olarak büyük bir numarası olmasa da atmosferi başımızı döndürüyor.

 

Yazıyı Paylaş